Aix en Provence

Lavanta kokulu bir kent: Aix en Provence

Dar sokaklar, birbirinden güzel binalar, çiçekli balkonlar, irili ufaklı meydanlar, her biri sanat eseri çeşmeler… İşte karşınızda güney Fransa’nın en şık kentlerinden biri olan Aix en Provence. Fransa’nın güneyinde, Marsilya’ya 25 km uzaklıktaki bu tarihi kentin her köşesi karışı gezilip görülmeye değer. İşte karşınızda bu lavanta kokulu kente gitmek isteyenler için mini bir gezi rehberi…

Kenti gezmeye en büyük meydanın bulunduğu Rotonde bölgesi ve en geni bulvar Mirabeau’dan başlayabilirsiniz. Aix en Provence M.Ö. 122 yılında Romalılar tarafından kurulmuş ve sahip olduğu termal su kaynaklarıyla kısa sürede gelişmiş. Doğal su kaynaklarının bu kadar zengin oluşu kente paha biçilmez birer sanateseri olan 200 ‘den fazla çeşme kazandırmış. Bu çeşmelerden en ihtişamlısı La Rotonde meydanında yer alıyor. .

Çeşmenin karşı köşesinde yer alan resmi turizm ofisinden ücretsiz olarak bir şehir haritası alabilirsiniz.

Cours Mirabeau, çınar ağaçları ile süslü geniş bir bulvar. 17. yy’da at arabalarının rahatlıkla geçebilmesi için yapılmış. Yine bu dönemde, bulvarın kenarına görkemli malikaneler ve şık binalar inşa edilmiş. Aix en Provence sakinleri bu binaların hemen girişinde bulunan kafelerde oturup sohbet ederlermiş. 17. yy’dan bu yana gelenek hiç değişmemiş. Bulvar boyunca sayısız kafe ve restorant bulunuyor. Bulvarın başından her saat başı kalkan küçük gezi trenkleri sizi bekliyor. Kentin en önemli noktalarını önce bu trenle keşfetmek sıcak havalarda daha az yorulmanızı sağlayacaktır.

Cours Mirabeau’nun arka sokaklarında bambaşka bir dünya sizi bekliyor. Şık butiklertle dolu dar sokaklar birbirinden güzel meydanlara açılıyor. Belediye meydanı en güzellerinden biri. Astrolojik saati ve mevsime göre değişen döner figürleriyle gotik çan kulesi ile belediye sarayı ve karşısındaki tarihi postane 18. yüzyıldan kalma.

 

Cezanne ‘ın kenti

1839 yılında Fransa’nın güneyinde, Aix-en-Provence’da doğan ressam Paul Cézanne için 19. yy sanat anlayışını değiştirerek 20. yy sanatının temelini attığı söylenir. Aix-en-Provence renk ve ışıkları ile Cézanne’ın yanı sıra Van Gogh’a ve daha pek çok ressam ve yazara da ilham kaynağı olmuş. Kentin 10 km kuzeyindeki St. Victorie dağı yine Cezanne ve Picasso’nun tablolarını yaptığı lavanta tarlalarıyla kaplı. Eğer Haziran- Temmuz aylarında kenti ziyaret ederseniz lavantaların baş döndürücü güzelliğine tanık olabilirsiniz. Cezanne 1897 yılında bölgede yaptığı doğa gezilerinden öylesine etkilenmiş ki dağda bir atölye kiralayıp, burada çalışmaya başlamış. Bu dönemde yaptığı resimlerin Kübist akımın ilk tohumları olduğu söyleniyor.Bu atölye şu an müze olarak hizmet verlyor. Kentteki Granet Müzesi’nde de Cézanne’ın bazı tablolarına rastlayabilirsiniz

 

Mistral rüzgarının rahatlığı

Kısa adıyla Aix’de iklim gerçekten harika.Bunda Mistral rüzgarlarının de etkisi büyük. Yılın belki de sadece 3 ayı yağmurla geçiyor. Güneş kışın bile yüzünü eksik etmiyor, yılın en az 300 günü güneşli geçiyor. Yaz aylarında sıcaklık artsa da kentin kuru havası ve sürekli esen hafif mistral rüzgârı ziyaretçileri ferahlatıyor..

 

Leziz zeytinlerin sırrı

Aix en Provence iklimin elveişli oluşu nedeniyle Fransa’nın zeytin başkenti olarak anılıyor. 2500 yıl önce Yunanlılar’ın getirdiği zeytin ağaçları bugün de bereketinden, lezzetinden hiçbir şey kaybetmemiş. Sofra zeytini ve zeytinyağının yanı sıra hem yeşil hem de siyah zeytinden üretilen ezmeler gerçekten çok lezzetli.

 

Önemli müzeler:

Granet Müzesi

Cezanne’ın Atölyesi

Arbaud Müzesi

Doğa Tarihi müzesi

Tapestry Müzesi

 

Ne alınır?

Aix-en-Provence’a gelip, pazarlarda günlük yaşama karışmadan dönmek olmaz. Bu renkli ve cıvıl cıvıl pazarlar neredeyse haftanın her günü kentin çeşitli yerlerinde kuruluyor. Özellikle zeytinyağı ve zeytin, peynirler, yöresel ekmekler, sabunlar ve calisson adı verilen şekerlemelerden satın alabilirsiniz.

 

Nerede yenir?

Le Passage

Le Grillion

Antoine Cote Cour

La Pizza

Brasserie des Deux Garçons